Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin ölümüne ilişkin verdikleri ifadelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Güllü’nün 26 Eylül’de ölü olarak bulunmasının ardından soruşturma başlatılmıştı. Tuğyan Ülkem Gülter, annesini öldürmek istediğine ilişkin ortaya çıkan mesajlarla ilgili olarak, “Aynı yerde oturduğumuzdan dolayı tanıdığım Hülya ve Bircan abla tam hatırlamamakla birlikte cenaze günü ve ertesi günü Sultan’ı korkutmuşlar. ‘Başınız belaya girecek, Tuğyan uyuşturucu kullanıyor, senin üstüne iftira atar’ şeklinde söylemişler. Bunları bana Sultan çok sonra anlattı. Sultan’ın aleyhime vermiş olduğu ifadelerin bundan dolayı kaynaklandığını düşünüyorum. Çünkü aramızda herhangi bir husumet yoktur. Hatta bu süreçte bana en çok Sultan destek olmuştur. Benim annemle aramda uyuşturucudan, paradan, eski nişanlım Kervan’dan kaynaklı ya da herhangi bir sebepten kaynaklı bir sıkıntı yoktu” dedi.
Tuğyan Ülkem Gülter, yurt dışına kaçmak üzere İstanbul’a gitmediklerini belirterek, “İstanbul’da olduğumuz bir zaman Serhat C., bizi dışarı davet etmişti. Biz o sırada Tuğba ablanın evindeydik. Serhat davet edince Sultan, ben, Serhat C. ve Gökhan C. dışarı çıktık. Ancak Serhat bizim yüzlerimizin tanındık olduğunu söyleyerek bizi kimlik vermeyeceğimizi söylediği bir aparta götürdü. Serhat bize ‘Sizinle bir şey konuşacağım’ diyerek telefonlarımızı aldı ve gardırobun üstüne koydurttu. Daha sonra Sultan ve bana ‘Yurt dışına gidin, siz bir şey yapmamış olsanız da toplum baskısından dolayı sizi tutuklarlar’ tarzında konuştu. Bunları söylerken sürekli gözümüzü korkutuyordu. Daha sonra biz telefonlarımızı geri aldığımızda Sultan’ın abisi Yusuf’la konuştu. Bu sırada Sultan abisi Yusuf’a, Serhat’ın söylediklerinden bahsederken Serhat bunları ses kaydına almış. Ses kaydına aldığı şey sadece Yusuf ile olan konuşmayı ve daha sonra benim Seyhan S. ile olan konuşmamı kayda almış. Benim herhangi bir şeyden korkum yok. Zaten yurt dışına çıkma yasağım da yoktu. Benim küçük bir çocuğum var. Ben onu bırakıp bir yere zaten gitmezdim.”
Tuğyan Ülkem Gülter, bilirkişi raporuna ilişkin de “Ölümü her ne kadar bilirkişi raporunda düşme olayının dış kuvvet ve temas varlığı ile olduğu söylenmiş olsa da ben bunu kesinlikle kabul etmiyorum. Eğer annemi itmiş olsaydım ses kayıtlarındaki ‘görüşürüz’ ifadesi yerine annemin bağırma ya da yardım isteme sesi gerekirdi. Kaldı ki ‘görüşürüz’ kelimesini ben söylemedim. Kesinlikle kabul etmiyorum. Annemi ben kesinlikle öldürmedim. Ben masumum. Eğer mahkemeniz aksi kanaate ise hakkımda yurt dışı yasağı ve gerekli bütün adli kontrol tedbirlerini uygulayabilirsiniz. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmayı talep ediyorum” dedi.
Güllü’nün aile avukatlığını yapan Rahmi Çelik, adliye önünde yaptığı açıklamada beraberindeki avukatlarla dosyadan çekildiklerini belirterek, “Malumunuz üzerine avukat Rahmi Çelik, avukat Mert Erdoğan, Muharrem Çetin, Hakan Sezar, Aycan Hanım hepimiz rahmetli Gül Hanım’ın vekilliğini üstleniyorduk hayattayken. Rahmetli vefat ettikten sonra rahmetlinin çocuklarına sahip çıkmak gerekti ve bir de onun talebi üzerine de çocuklara sahip çıkmak adına bu dosyada vekillik görevine başladık. Fakat hem Tuğberk’ten hem de Tuğyan’dan çok özel bir ricamız ve talebimiz oldu. Dosyada en ufak bir şüphe sezdiğimiz anda vekillik görevimizi sürdürmeyeceğiz. Hem Tuğberk, hem de Tuğyan yönünden biz bunun sözünü aldık. Şimdi gelinen noktada yine biliyorsunuz ki bu zamana kadar hep mağdur sıfatıyla ifadeleri alındı. Fakat geçtiğimiz 3 gündür Tuğyan yönünden şüpheli sıfatıyla artık ifadeler alınmaya başlandı. Dosyada şüpheli sıfatı kazandı, hal böyleyken rahmetli Gül Hanım’ın da manevi mirasını korumak adına hem Tuğberk’ten hem de Tuyan’dan da aldığımız onay üzerine Tuğyan hanım yönünden çekilme kararı aldık. Fakat bu Tuğyan’ın suçlu olduğu anlamına gelmesin ve masum olduğu anlamına da gelmesin” dedi.
Editör Notu:
Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında Tuğyan Ülkem Gülter tutuklandı. Gülter’in ifadesine göre annesini öldürmek istediğine ilişkin ortaya çıkan mesajlar, uyuşturucu kullanmak ve eski nişanlımın adı gibi konulardan kaynaklanıyor. Tuğyan Ülkem Gülter, bilirkişi raporuna ilişkin de “ölümü dış kuvvet ve temas varlığı ile olduğu” söylense de kabul etmiyormuş. Bu durum, soruşturmanın seyrini değiştirmiş gibi görünüyor.
Gelişmeleri kaçırmamak için GÜNDEM ÖZETİ ana sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Konuya ilişkin resmî bilgiler için TCMB ve TÜİK duyuruları takip edilebilir.