Erzurum’da tartıştığı eşini boğarak öldürüp ardından intihar girişiminde bulunan sanık Ali Osman Buzlak hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. Gerekçeli karar, sanığın eyleminin maktulün kendisine ve ailesine hakaret etmesi ve aldattığını söylemesi üzerine doğan öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işlenmediği hususunda somut bir delil bulunmadığını belirtti.
Sanığın eşi Hatice Ağcakale Buzlak’ın, tartışma neticesinde sanığın maktulün boğazını sıkarak öldürdüğü ve olayın bu şekilde gerçekleştiği mahkemenin kabulüdür. Sanığın cep telefonunda yapılan teknik inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, maktulle sanık arasındaki mesaj kayıtları ve telefondaki görüntüleri içerisinde hakaret, tehdit, saldırganlık, aldatma içerikli herhangi bir kayda rastlanılmadı.
Sanığın eyleminin maktulün kendisine ve ailesine hakaret etmesi ve aldattığını söylemesi üzerine doğan öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işlendiği hususunda somut bir delil bulunmadığından bu yöndeki beyanlarına itibar edilmediği, bu kapsamda yasal koşullar oluşmadığından haksız tahrik hükümleri uygulanmamıştır.
Sanığın hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldığı, hakkında herhangi bir takdir ya da haksız tahrik indirimi uygulamadığı ve hükümle birlikte tutukluluk halinin devamına karar verildi.
Erzurum 5. Ağır Ceza Mahkemesi, Palandöken ilçesinde 16 Nisan’da Erzurum Şehir Hastanesi bahçesinde araç içerisinde tartışma sonucu eşi Hatice Ağcakale Buzlak’ı boğarak öldürdüğü ve cesedi arabanın bagajında sakladığı gerekçesiyle yargılandığı davada, “Eşe karşı kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdığı tutuklu sanık Ali Osman Buzlak hakkındaki kararın gerekçesini açıkladı.
Sanığın eşi Hatice Ağcakale Buzlak’ın, tartışma neticesinde sanığın maktulün boğazını sıkarak öldürdüğü ve olayın bu şekilde gerçekleştiği mahkemenin kabulüdür. Sanığın cep telefonunda yapılan teknik inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, maktulle sanık arasındaki mesaj kayıtları ve telefondaki görüntüleri içerisinde hakaret, tehdit, saldırganlık, aldatma içerikli herhangi bir kayda rastlanılmadı.
Sanığın eyleminin maktulün kendisine ve ailesine hakaret etmesi ve aldattığını söylemesi üzerine doğan öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işlendiği hususunda somut bir delil bulunmadığından bu yöndeki beyanlarına itibar edilmediği, bu kapsamda yasal koşullar oluşmadığından haksız tahrik hükümleri uygulanmamıştır.
Sanığın hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldığı, hakkında herhangi bir takdir ya da haksız tahrik indirimi uygulamadığı ve hükümle birlikte tutukluluk halinin devamına karar verildi.
Editör Notu: Bu karar, Türkiye’de eşler arasında meydana gelen şiddet olaylarının sonuçlarını gözler önüne sermektedir. Bu tür olayların önlenmesi için daha fazla çaba gösterilmelidir.
Gelişmeleri kaçırmamak için GÜNDEM ÖZETİ ana sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Konuya ilişkin resmî bilgiler için TCMB ve TÜİK duyuruları takip edilebilir.