10 Mart Mutabakatı Gerçeği: Suriye'de Sürpriz Kapıda Mı?
10 Mart Mutabakatı, Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruma altına almak ve Şam yönetiminin kontrolü altına girmesi gereken PKK/YPG’nin Suriye’deki varlığını sona erdirmeyi amaçlıyordu. Ancak 2025’in bitmesine sayılı günler kalmasına rağmen, örgüt bu yönde somut bir adım atmamış durumda. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Anar Ali ve gazeteci Zeki Gümüş, bu durumun arkasında ABD ve özellikle İsrail’in siyasi ve askeri desteğinin bulunduğunu belirtiyor.
**PKK/YPG’nin Mutabakata Uygun Adımlar Atmadığına Dair Bilgi**
SDG/YPG, 10 Mart Mutabakatı’na göre yıl sonuna kadar Şam yönetimine entegre olmakla yükümlüydü. Ancak 2025’in bitmesine sayılı günler kalmasına rağmen örgütten bu yönde somut bir adım gelmemiştir. Rakka ve Deyrizor gibi bölgelerden çekilmediği, petrol ve stratejik alanları devretmediği vurgulanıyor.
**Şam Yönetiminin Processu Hızlandırması Zorlaşıyor**
Şam yönetiminin, yaptırımlar ve iç sorunlar nedeniyle süreci hızlandırması zorlaşıyor. Bu durum, 10 Mart Mutabakatı’nın 2026’ya sarkabileceği endişelerini artırmış durumda. Türkiye’nin kırmızı çizgisinin Suriye’nin toprak bütünlüğü olduğu, mutabakatın uygulanmaması halinde askeri seçeneğin de gündemde olduğu değerlendiriliyor.
**Anar Ali’nin Açıklaması**
“10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmaması, ABD ve İsrail’in siyasi ve askeri desteğinin bulunduğunu gösteriyor. Bu durum, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması için endişeleri artırmış durumda.” dedi.
**Zeki Gümüş’ün Açıklaması**
“PKK/YPG’nin mutabakata uygun adımlar atmaması, Şam yönetiminin süreci hızlandırması zorlaşıyor. Bu durum, 10 Mart Mutabakatı’nın 2026’ya sarkabileceği endişelerini artırmış durumda.” dedi.
**Editör Notu**
Bu haber, 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmaması ve Suriye’de oluşabilecek durumları değerlendirmektedir. Haber, resmi açıklamalar ve uzmanlar tarafından yapılan açıklamalar temel alınmıştır.